• En Düşük 24°C, En Yüksek 33°C, Parçalı Bulutlu / Adana
  • Pazar, 09 Eylül 2020

Sinema Sanatçıları Kategorisi

Oya Aydoğan

“Ben bu sevgiyi fedakârlıklar karşılığında kazandım. 30 küsur yıllık meslek hayatımda hayranlarım benim için hep ön planda oldu. Ben oyunculuk yapabilmek için çok savaş verdim. Karşılığında evliliğim yürümedi, aile hayatım olmadı. Oyunculuk uğruna evliliğim bitti. Ama hayata bin kere gelsem yine Oya Aydoğan olmak isterdim.” demiş bir röportajında. Hayatta ne olmak istediğini bilmekten emin olmak, geldiğin noktadan memnun olmak ne güzel.

3 yıl önce bugün aldık Oya Aydoğan’ın hayata ve bizlere veda edişini. Zaman çok acımasız bir kavram, ne de hızlı geçiyor…

Ruhun şad olsun Oya Aydoğan,

Sevgimle…

Çocukluğu ve eğitim hayatı

Oya, 10 Şubat 1957’de, Erzincan’da, Güldane ve Cemal Aydoğan çiftinin iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Bir de ailesinin Ayhan adını verdikleri bir abisi vardı. Çocukluğu İstanbul, Beyoğlu’nda geçti.

Ortaokulu o dönem “Fransız Kız Ortaokulu” adıyla eğitim veren “Sainte-Pulcherie Fransız Lisesi”nde, ardından liseyi de Saint Michell Fransız Lisesi’nde okudu. Tüm öğrencilik yaşamı boyunca onun aklı da gönlü de artist olmaktaydı. Yıllarını Yeşilçam artistlerini seyrederek geçiriyordu.

En büyük şansı da en büyük heyecanı da Beyoğlu’nda yaşıyor olmaktı aslında. Çünkü burada Yeşilçam artistleriyle sık sık karşılaşmak mümkündü. Bir zaman gelecek aynı sahneyi paylaşacağı pek çok isme, şimdi uzaktan hayran hayran bakmakla yetinmeliydi. Bu günleri çok sonra bir röportajında şöyle anlatacaktı: "Yeşilçam Sokağı'na giden yol bizim okulun oradan geçerdi. Kadir İnanır'dan Cüneyt Arkın'a kadar bütün artistleri okul yolunda görüp heyecanlanırdık. Gittiğim her yer yıldız kaynıyordu."

(Annesi Güldane Hanım)

Babası karşı çıktı

Cemal Bey, sert biriydi. Aslında 3 tane genç dayı da onlarla birlikte yaşadığı için terbiye konusunda dayağa başvuruyordu. Zaman zaman bu hâllerinden Güldane Hanım da nasibini alıyordu. Oya, annesini çok erken kaybetti. Son 8 yılını yatalak geçirdiğinde ona Oya bakacaktı. Güldane Hanım öldüğünde 48 yaşındaydı.

Güldane Hanım, Cemal Bey’in aksine yumuşak yüzlü, sevgi dolu biriydi. Oya, ne kadar iyi yönü varsa, hepsini annesinden alarak büyümeyi seçti. Babasından nefret etmedi; ama onun davranışlarındaki olumsuzlukları da yanlış bulup üzerine almayı reddetti.

Oya’nın en büyük hayali hayran olduğu isimler gibi bir Yeşilçam artisti olmaktı. İdolü Türkan Şoray’dı. Bunun için önüne çıkan her fırsatı mutlaka değerlendirmek istiyordu. Ama babası bu işe kesinlikle karşıydı. Aslında pek çok şeye olduğu gibi; tek kızdığı Oya’nın artist olma hayali değildi çünkü. Bu günleri de bir röportajında şöyle özetliyordu Oya:

"Babam kıyameti koparıyordu. Üstelik tek kızdığı bu artist olma sevdam da değildi... Mahallede kızlarla otururken görse bile beni yukarı çağırır, sonra da döverdi. Bir de o yetmezmiş gibi abim de çok sinirliydi. Allah'tan sonra yurtdışına okumaya gitti de kurtuldum. Ama asıl özgürlüğüme abim ve dayılarım evden ayrıldığında kavuştum."

Müslüm Gürses Önceki Biyografi

Müslüm Gürses Kimdir?

Cem Karaca Sonraki Biyografi

Cem Karaca Kimdir?